




| Diziler » | HABER | |
| Rojda Demirer » | MENÜ | DİZİLER |







Süreyya; evimize girdikten sonraki adıyla Sultan, 35-40 yaşlarında güzel, çekici, akıllı, disiplinli, çalışkan, ağzı her avukat gibi iyi laf yapan, sakarlıklarıyla ise güldüren bir kadındır.
Süreyya babasını erken yaşta kaybettikten kısa bir süre sonra annesi zengin bir adamla evlenir. Süreyya yurt dışında iyi okullarda, maddi anlamda varlık içinde büyüse de aile sevgisi ve ilgisinden uzak kalmıştır. Henüz farkında olmasa da içinde her zaman bir aile özlemi büyütmüştür. Annesini de babasının ölümü ardından hemen evlenmesi nedeniyle affetmemştir aslında. Bu nedenle aşka da kapılarını kapamış, bütün duygularını içine gömerek kendini işine vermiştir. Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra annesi ve üvey babasıyla ilişkisini kesip avukatlık yapmaya başlamıştır. Süreyya işinde giderek yükselmiş, İstanbul'da çok ünlü ve iyi bir Hukuk Bürosu'nda ofis sahibi olmuştur. Amacı daha da yükselip ünlenmek, sadece kendisine ait bir Hukuk Bürosu kurabilmektir. Ta ki kader onu Cemal ve ailesiyle buluşturana kadar…
Mafyatik ve tehlikeli bir adam olan Cellat Bekir'in oğlunun davasını alan Süreyya bu davayı kaybedince, Cellat ve adamları peşine düşer. Süreyya'nın bir süre saklanabileceği, kimsenin onu bulamayacağı bir yere ihtiyacı vardır. Cemallerin de bir bakıcıya… Cemal bakıcı beklerken Cellat'ın adamlarından kaçmakta olan Süreyya son anda evin aralık kapısını görüp içeriye girer. Ve Sultan olma macerası böylelikle başlar.
O artık Süreyya değil Sultan'dır. O güne kadar kahvaltısı önüne servis edilen Süreyya, artık üç çocuğa bakmakla yükümlü Sultan'dır. Elbette Sultan olmak kolay değildir. Başlarda çok bocalar. Çocuk bakımından anlamadığı gibi ev işlerinden de bihaberdir. Birçok sakarlığı ve patavatsızlığıyle ev halkını hem güldürüp hem de şaşırtmaktadır. Ama iyi bir avukat olduğu için yaptığı hataları savunmanın komik de olsa bir yolunu her zaman bulur. Bir bakıcıya hiç benzemeyen tarzıyla özellikle mahalleli kadınların şüphesini çekse de her zaman gerçek kimliğini saklamanın bir yolunu bulur. Süreyya yani Sultan, Cemal'le ve çocuklarla türlü komik durumlara düşüp bu durumlardan sıyrılmanın da çarelerini hep bir şekilde bulacaktır.
Bir süre sonra ev halkı Sultan'a, Sultan da ev halkına farkında olmadan alışır. Cemal'le aralarında bir aşk yeşermeye başlar. Artık Süreyya'nın saklanmaya ihtiyacı kalmadığı gün gelip çatar. Bu kez de Süreyya evi, Cemal'i, kendi çocukları gibi benimseyip sevdiği çocukları geride bırakıp gidemez.
Süreyya Cemallerin evindeki macerasında Sultan olmaya çalışırken, aslında anne olmayı, hayatında ilk defa bir aileye sahip olmayı ve aşkı öğrenecektir.